İstiklâl Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bütün özellikleriyle, hayat hikâyesiyle vatan ve millet için verdiği mücadeleler ile tarihe düştüğü kayıt ve edebiyat tarzı ile çok iyi anlaşılması,  istiklâl anlayışının ve Asım’ın nesli ile tarifini bulan ruhun gelecek nesillere aktarılması gerekir.

Tarihe ruh ve mana veren Akif, gelecek nesillere ilham olmuş duruşu ve kelimeleriyle sadece geçmiş değil gelecek nesillere de ışık tutacaktır. O’nun düşünceleri dün olduğu gibi bugün de aynı gerçekliktedir, yarın da öyle olacaktır. Akif’in ideal nesil olarak önümüze koyduğu Asım’ın nesli olabilmek için gayret göstermeli, onun bize armağan ettiği İstiklâl Marşı’nın ve Safahat’ın ruhuna ve manasına uygun nesiller yetiştirmeye her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız bulunmaktadır.

O’nun bugünkü nesillere, edebiyata en çok örnek olması gereken yanı özellikle umutsuzluk karşısındaki asil tutumudur. İstiklâl aşkıyla tutuşan ve bu aşkla milyonların kalbini dirilten Akif,  Merhum Akif’i hakkıyla anmak, anlamak, O’na minnet borcunu ödemeyi gerektirir. Mehmet Akif’e minnet borcunu ise onu okuyarak, anlayarak, onu hissederek ancak ödeyebiliriz. 

Çanakkale şehitlerimizin ruhu da bizi millet kılan, büyük saldırılar, büyük depremler karşısında ayakta tutan mana da Akif’in Safahat’ındadır, Akif’in destanındadır. Onun idealindeki genç, Asım’dır. Asım; adaleti, hakkaniyeti, vicdanı, merhameti, kesinlikle bu özellikleri temsil eder. 

Çanakkaleyi ve Kurtuluş Savaşını eserleriyle destanlaştıran; maneviyatıyla, ülke ve millet sevdasıyla tüm insanımıza ve gönül coğrafyamıza ilham kaynağı olan büyük şair, fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u vefatının 82. yılı dönümünde rahmetle, minnetle anıyorum.

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir